Free Web space and hosting from 00cd.com
Search the Web

AV TÜFEKLERİNİ TANIYALIM....

Yivsiz av tüfekleri için Önemli bilgiler

Av Tüfek'lerinin tarihçesi
Av Tüfeği Çeşitleri
Av Tüfek'lerinin parçaları
Av Tüfek'lerinde kundak
Av Tüfek'lerinde namlu boyları
Av Tüfek'lerinde çap
Av Tüfek'lerinde choke (şok)
Av Tüfek'lerinde bakım
 
16'ncı yüzyılın başlarına kadar en ucuz ve en yaygın av silahı olan ok ve yay 16'yy başlarından itibaren yenibir silah avlaklarda yerin almaya başladı. 13'üncü yüzyıldan beri askeri amaçlı kullanılan ateşli silhlar, ilk ateşleme sisteminin bulunması ile, avlanmak amacı ile kullanılmaya başlanmıştır.
Yeni avlanma biçimleri zaman içinde farklı avlanma gelenekleri olan bölgelere de ulaştı.17'nci yy'ın sonlarına doğru kuş avcılığı orta avrupada yaygınlaşmaya başladı.

19'ncu yüzyıla kadar av silahları, ateşli silah teknolojisinin gelişiminde egemen rolü oynadı. Av silahları gelişirken ortayaçıkan prototipler, askeri silahların oluşması için yapılacak harcamaları en az düzeye indirdi. Her türlü yenilik, av silahlarında başlıyordu.

Arkadan doldurulan av silahları, 1840'larda yaygınlaşmaya başlamış ve 1860'larda yaygın bir şekilde kullanılır hale gelmişti. Yüzyılın sonlarına doğru, ateşleme iğnelerini silahın iç kısmında barındıran silahlar yaygın bir şekilde kullanılır oldu. Ençok kullanılan avtüfeği modeli 1875'te ingiliz Anson ile Deeley tarafından icat edildi. Silahın gücünü artırmak ve saçmalarıın dağılmasını önlemek için namlunun ağzına yakın bölümü darlaştırılarak choke uygulandı.

Yivsiz av tüfeğinin mucidi olan ingilizler bu alanda birçok icat ve gelişmede büyük rol oynadılar. Bilindiği gibi o günlerin Büyük Britanya'sı dünyanın birçok yerinde geniş toprakları olan sömürgelere sahip bir imparatorluktu.

Tek Kırma

 


Namlusu kubuzdaki mafsal etrafından kırılarak doldurulur ve sadece tek fişek kullanılır. Her nekadar eski bir tasarım olsada tek atışlı kırmalar günümüz insanına yenibir avcılık anlayışı sunar. Farklı bir perspektiften bakacak olursak böyle bir tüfek ile avlanmak, avı başarı ile tamamlayabilmek açısından tek atışa bağlı olacağından pekçok avcı için gerçek bir zorluk ve meydan okuma olarak kabul edilebilir.

 

Superpoze ( Bindirikli )










 

           Süperpoze tüfekler üst üste iki namludan oluşur.Standart olarak alt namlu yarım şok üst namlu ise tam şoktur. Çifteler gibi , çift tetikli veya tek tetik selektörlü olabilirler. Çift tetikli tüfeklerde ön tetik alt namluyu arka tetik ise üst namluyu ateşler.


Üst üste iki namludan oluşur, çoğunlukla alt namlu yarım şok ( Modified ) üst namlu ise tam şok ( Full Choke ) olur. Superpozeler de tıpkı klasik çifteler gibi tek, çift tetikli veya selektörlü olabilirler. Çift tetikli tüfeklerde ön tetik alt namluyu arka tetik ise üst namluyu ateşler.

Kırma Çifte ( Side by Side )




 


Kırma çifteler yan yana iki namludan oluşur, kubuzdaki mafsaldan kırılarak doldurulan av tüfeğidir. Standart olarak sağ namluları yarım şok ve sol namluları tam şokludur; ancak istek ve arzuya göre namlular farklılık gösterebilir. Çiftelerin kullanıma yansıyan en iyi özelliklerinden bir tanesi bu silahların mükemmel denge özelliğine sahip olmasıdır. Denge noktası olan kubuzla el kundağı arasındaki nokta, nişan alma pozisyonunda her iki el arasındadır. Dolayısıyla eller arasında eşit bir denge dağılımı sözkonusu olur. Kırma çiftelerin geniş yüzeyi, avcılar tarafından özellikle yakın kalkan avlarda bir avantaj olarak kabul edilir

                                                                    Yivsiz Av Tüfekleri için önemli bilgiler

Tüfek tutuşu

Bu deyimden maksat, tüfeği tutma ve omuza dayama şeklidir. Ateş etme duruşunun atıcıdan atıcıya oldukça değişmesine mukabil, usta ve tecrübeli atıcıların tüfeği omuza dayaması ve tutması çoğunlukla değişmez.
Tüfek kaldırılıp dipçik önce çeneye getirildikten sonra omuza yerleştirilir. Diğer bir ifade ile çene dipçiğe değil, dipçik çeneye getirilir. Dipçik daima omuzda aynı yere konmalıdır. Yivsiz av tüfekleri nişan hattı ile omuzdan omuza vücut hattı 45 derece teşkil edecek şekilde tutulur. Tüfeğin omuzlanması hatta daha doğru bir tabirle yanaklanması için tüfeğin omuz, el kundağını tutan el ve teteği çeken el ile sıkıca kıstırılarması ve yanağında kundağa kararlı bir şekilde bastırılmasından ibarettir. Burada gücümüzü kullanırken makul davranmamız gerekir.
Yeniler bu konuda tecrübeli atıcılardan çok şey öğrenebilirler ve dikkatlerini onların vuruşlarına değil, tüfeği tutuşlarına teksif etmelidirler. Bu amaçla onların arkalarında durarak, hem tüfeği tutuşlarına, hem nişan alma durumlarına ilave olarak, hedefi vuruşlarını da görebilir, takip edebilirler.

Doğru atış tutuşu nedir

Atıcıların fiziki yapıları büyük ölçüde bir birinden farklı olduğundan, her duruma ve herkese uyacak kesin ve değişmez bir duruş şekli tatbik ve tavsiye etmek mümkün değildir. Ancak avcılığa yeni başlayanlar, başarılı olmak istiyorlarsa kendilerine has bir atış duruşu aramaktansa standart duruş şekillerini benimsemedirler. Atıcı bir boksör gibi vücudunun elastikiyetini ve kontrolunu sağlamalıdır. Bir halterci gibi kolu, bacakları ve beli güçlü olmalıdır. Vücut ve tüfek bir birinin bir parçası gibi, aynı yöne kolayca dönebilmelidir. Sağ elle ateş edenler sol ayaklarını ileri atarak vücut ağırlığını bu ayağa vermelidir. Bunun için atıcı sol ayağını öne adım atar gibi ileri koyup, ayaklarını abartmadan birbirinden ayırır. Vücut hafifçe öne doğru eğilir. Sol ayak atıcının hedefe atış yapacağı noktayı gösterir. Vücut herhangi bir adele kasılması yapılmadan mümkün olduğu kadar gevşek ve rahat tutulmalıdır. Ancak silahın geri tepmesine belli bir şekilde karşı konulması gerekir. Yeniler, çömelerek ateş eden, ayakta iki ayağı bitişik olarak atış yapan ve büyük başarılı sonuç alan, usta uçar avcıları görmüş tanımış olabilirler. Bu atıcının uzun eksersizler ve tecrübeler sonucu standart duruştan farklı, kendilerine has bir atış duruşuna sahip olmalarının özel nedenleri bulunabilir. Ancak bu herkes için uygun ve geçerli değildir.


Hedefe bakış
Yivli ve özellikle yivsiz av tüfeklerinin kullanılmasında arzu edilen, hakim göz ile hakim elin aynı tarafta olmasıdır. Diğer bir deyişle sağ elle silah kullanan bir avcının sağ gözü hakim göz ise hareketli hedefe atışta iki gözün açık olması uygundur.
İki gözün açık olması avcının üç boyutlu görmesini dolayısıyla -derinliği de algılayarak- daha isabetli mesafe tahmini yapmasını sağlar. Bu da yivsiz av tüfeği kullanımında tercih edilen bir yöntemdir.
Ancak bir gözü kapatarak avlanmayı tercih edenlerde bu tercihleri doğrultusunda tüfek kullanabilirler. Uçara atışta her iki metodu kullanan ustalar olmakla beraber iki gözün açık olması şartını ön gören taraftarlar çoğunluktadır.
Şüphe yok ki hangi tekniğin uygun olduğuna ancak değişik şartlarda ve ortamlarda tecrübe kazanılarak karar verilebilir. Ayrıca bu konuda antreman yapmak suretiyle iki gözü açık olarak atış yapma kabiliyeti kazanılabilir.

Tetik çekme
Burada tetik çekme ve nefes kontrolu konusuna, yivli tüfek atış eğitimi görmüş olanlar ve acemiler için yer verilmiştir. Pratik olarak uçara atışlarda, belli bir tetik çekme ve nefes tutma şekli yoktur. Şüphe yok ki yenilere durumlarını bozmadan tetiği ani ve sert olarak çekebileceklerini söylemek doğru olmaz. Ancak bunun hatadan uzak olduğu da düşünülemez. Hareketli hedeflere av tüfeğiyle atışta çok seri olma gereği nedeniyle, yavaş ve tetiğe tedrici olarak yapılan basma, daha doğru bir deyişle tetiğin ezilmesi yeterli değildir. Gerçekte arzu edilen tetiğin fonksiyonunu en kısa bir anda yerine getirmesidir. Bunu en iyi ifade eden terim “Slap”, yani tetiğin ani çekilmesidir.
Uçarı vurmada nefes kontrolü çok önemli olmamakla beraber nefesin normal olarak alınıp verilmesi en doğru yaklaşımdır.


Atış teknikleri


Yukarıdaki genel bilgilerden sonra sıra, uçar veya koşar hareketli hedefe atışta kabul edilmiş üç temel teknik vardır.
1- Nokta veya insiyaki atış tekniği (ing- point, instictive veya snap shooting).
2- Korunan veya muhafaza edilen önleme tekniği (ing- sustained lead),
3- Süpürme tekniği (ing- swing through),
Ayrıntıya girmeden önleme kavramına bir göz atmak gerekir. Hareket eden hedef daima yer değiştirdiğinden hiçbir zaman sabit bir hedef gibi nişan alınan noktada durmaz. Dolayısıyla atış tekniğinin de bu şarta göre geliştirilmesi gerekir. Bu sorun bazı ilave faktörlerin de ele alınması ile daha da karmaşık bir hal alır.
Birinci faktör; tepki süresidir (reaction time). Bu süre, beynin karar vermesi ile parmağın tetiği çekmesi arasında geçen zamandır. Bir çok kişi için bu süre saniyenin beşte biri kadardır.
İkinci faktör; mekanik gecikmedir (lock time). Tanımı ise, tetiğin çekilmesi ile saçmanın veya merminin namluyu terk etmesi arasında geçen zamandır. Değişken olmakla beraber yaklaşık saniyenin yedide biri kabul edilir.
Üçüncü faktör olarak da saçma veya merminin namludan çıktıktan sonra avın olduğu mesafeye erişmesi için geçen zamandır. Burada hedefin hızı ve uçuş açısı göz önünde bulundurulur. Geçen süre yine değişkendir.
Beynin karar verdiği andan itibaren = Tepki süresi + Mekanik gecikme + Avın bize olan mesafesi + Avın uçuş açısı + Avın uçuş sürati’nden meydana gelen gecikmelerin telafisi için tetik çekildiği anda hedefin önünde olunması gerekmektedir. Buna avcılık literatüründe “önleme” denir.
1- Nokta veya insiyaki atış tekniği
Çok özel eğitim ve deneyimle geliştirilebilen bu teknikte avcı tetiği çektiği an avın olabileceği yeri hissederek uçuş yolundaki veya koşu yolundaki bir noktaya sabit bir atış yapmış olur. Önleme bu teknikte içgüdüsel olarak kullanılır.
2- Korunan veya muhafaza edilen önleme tekniği
Korunan önleme tekniğinde hedefin açı, mesafe ve hızı tahmin edilir ve bu tahmine dayanarak hedefin önünde boşluktaki bir noktaya ateş edilir. Silah daima hareket halindedir, tetiği çekerken tüfek asla durdurulmaz. Bu teknikte, tepki süresi, mekanik geçikme ve saçmanın hedefe varıncaya kadar geçecek zamanın tahmini son derece önemlidir.
3- Süpürme tekniği (Swing)
Ava ilk başlayan acemi avcılar için en kolay ve başarıya giden en kısa yol süpürme tekniğidir. Hali hazırda bu teknik avcılar ve atıcılar arasında son derece rağbet görmektedir. Bu teknikte hedefin uçuş veya kaçış hattının arkasında bir noktadan başlayarak hat üzerinden tüfek bir süpürme (swing) hareketiyle savrulurken hedefin tam üstünde (tetik çekilir) atış yapılır.
Burada önemle belirtmek gerekir ki bu takip sırasında avcının ava olan uzaklığı ve avın hızı diğer tekniklerde olduğu gibi önemli bir faktördür.

Tüfeğin avcıya uygunluğu

Avcılıkta ustalık, tüfeğin atıcıya uyması ile mümkündür. Burada “Uyma” deyimi, bir elbisenin vücuduna oturması anlamındadır. Ancak nasıl ki ısmarlama bir elbise sahibine tam oturmaya bilirse, bir tüfeğinde avcıya yüzde yüz uyması beklenmemelidir.
Rahat bir tüfek tutuşunda bir el el kundağını tutar. Diğer el tetiği kolayca çekebilecek bir şekilde kabzayı kavrar. Tüfek omuzda belli bir yere oturtulur ve yanak baş eğilmeden kundağa yaslanmıştır.
Tüfek kundağının avcının kendisine uygunluğu aşağıdaki metodla belirlenebilir.
Bir ucu iyice ince ve sivri üçgen şeklinde bir kâğıdı tüfeği kırarak sivri uç tüfek kapandığında bandın bir cm. üstünde kalacak şekilde ve tam koyarak tüfeği kapatın. Bu kâğıt gez işini görecektir. Aynı şekilde bir kâğıdı da yine bandın üstünde kalacak şekilde namlunun ucuna yapıştırın. Bu da arpacık işini görecektir.
Şimdi tüfek elinizde “hazır” duruma geçin ve belli bir noktaya bakın ve tüfeği gözünüz kapalı omuzlayıp tetiği çekin (Unutmayınki tüfek boş olmalıdır. İğnelerinize zarar vermek istemiyorsanız boş kovan veya özel tetik düşürme kovanı “snap cap” kullanabilirsiniz.) ve gözlerinizi açın. Tüfeğin nereye işaret etmekte olduğunu yaptığınız gez ve arpacık üzerinden tespit edin. Bu işlemi birçok kere değişik cisimlere doğru tüfek omuzlayarak tekrar edin. Bu durumda kendinizi tüfeğe uydurmaya değil, tüfeğin kendinize uyup uymadığını tespite çalışmalısınız. Benzer denemeler av merası veya kırda tüfeği doldurup fiilen atış yapılarakta çeşitli şekillerde denenebilir. Zira bu deneylerden maksat kendinizi ani atışlara da hazırlayabilmenizdir. Belli yönlerdeki atışlarınızda ıskalamalarınız sebebi öncelikle tüfeğinizin kundağının size uymamasında kaynaklanıyor olabilir.

Avcıya iyi uymayan bir tüfek; yanlış tüfek tutuşu ve avcılığa yanlış yaklaşımlarla başlayan avcılarda insiyaki olarak meydana gelen tüfekten ürkme (flinch) yani tetik çekerken göz kapama irkilme gibi el olmayan kötü reflekslere neden olabilir. Bu tedavisi çok zor ve zaman alan kötü itiyatın oluşmaması avcının başarısında çok önemli bir etkendir.

Detay için tıklayınız
1. Mafsal pimi
2. Mafsal pimi kapağı
3. Horoz pimi kapağı
4. Tespit vidası
5. Kilit levhası
6. Mandal dayanağı
7. Üst mandal
8. Üst mandal yayı
9. Üst mandal yayı pimi
10. Üst mandal vidası yayı
11. Emniyet vidası
12. Emniyet sürgüsü
13. Emniyet yayı
14. Kurma yayı
15. Tetik ayar yayı
16. Tetik ayağı
17. Kurma manivelası
18. Horoz
19. Emniyet sürgüsü pimi
20. Tetik ayağı yayı tespit vidası
21. Emniyet sürgüsü pimi
22. Kubuz kapağı ön vidası
23. Kubuz kapağı vidası
24. Sol tetik
25. Sağ tetik
26. Tetik pimi
27. Kubuz Kapağı arka vidası
28. Kubuz merkez vidası
29. El kundağı kilit yayı muhafaza borusu
30. El kundağı kilit tutucusu
31. El kundağı kilit yayı
32. Tırnak itici
33. El kundağı kilit çubuğu
34. El kundağı kilit çubuğu tespit vidası
35. El kundağı tespit vidası
36. Tırnak çubuğu pimi
37. Kurma manivelası pimi
38. Tetik ayağı pimi
39. Kilit levhası tespit vidası
40. El kundağı metalik ucu
41. El kundağı metalik ucu tespit vidası
42. Tetik törpüsü tespit vidası
43. Kundak tavan levhası tespit vidaları
44. Kundak taban levhası
45. Arma
46. Arpacık
47. Tırnak
48. Tırnak tespit vidası
49. Otomatik emniyet dayanağı
50. Kubuz kapağı
51. Kundak
52. Mafsal pimi tespit vidası
53. El kundağı metalik kısmı
54. El kundağı ahşap kısmı
55. El kundağı tespit vidası
56. Komple çift namlu
57. Kubuz
Dipçik veya kundak av tüfeğinin en önemli unsurlarından biridir, dipçik ve el kundağı olmak üzere iki parçadan oluşur, Dipçik kısmı geri tepme'nin omuzda absorbe edilmesini sağlarken el kundağı da namlu ısısını yalıtarak, diğer elinizin tüfeğe yön vermenizi sağlar.
Av tüfeği kundaklarında da tıpkı tabancalarda olduğu gibi silahı kavramaya yarayan kabza kısmı bulunur. Silahın bu kısmından kavranarak dipçik gerisinin sıkıca omuza oturması nişan almayı kolaylaştıracağı gibi geri tepmenin avcı üzerindeki etkisini de azaltır.

Sıkça görülen bir dipçik biçimi ise düz olan, yani kabzasız olandır. İngiliz kundak adı verilen bu dipçiklerin yapımındaki amaç, çift tetikli silahlarda bir tetikten diğerine geçmede sağladığı kolaylık görüşüdür. Normal olarak öndeki tetiği düşürüp, arkadakine geçtiğimizde kabzadaki kavramamızı bir parçada olsa değiştirmenizi gerektirir. Eğer İngiliz kundaklı silahlar ( Side by Side ) beğeninize hitap ediyorsa tercih sebebi olabilir ancak tek tetikli silaklarda size hiçbir avantaj sağlamaz.

Dipçikle ilgili bilinmesi gereken en önemli şey, onun sizin anatomik yapınıza uygun olup olmadığıdır. Dipçiği omuzun tam olarak neresine yaslayacağınız konusu herkes için farklılık gösterir. Bu omuz genişliğinize, boyun uzunluğunuza, kafa yapınıza göre farklılıklar gösterebilir. Yapınıza uygun bir tüfek onu ilk omuzladığınız anda, gözünüz arpacık ile ayni hatta bakar ve namluda hedefi gösterir durumda olmalıdır.
Size uygun kundağın seçiminde dikkat etmeniz gereken en önemli nokta ölçülerdir. Dipçik gerisindeki tabla merkezinden tetiğe olan uzaklığı
İngilizce'de "çekme uzunluğu" ( Lenght of pull )olarak adlandırılır.

Geleneksel çekme uzunluğu testi ise basit olarak söyle yapılır:
Elinizi yere paralel olarak uzattıktan sonra doksan derece açı teşkil edecek şekilde havaya doğru kırın. Silhı kolunuzun pazu kısmına oturtduğunuzda işaret parmağınızın ilk kıvrımı tetiği rahatça çekebiliyorsa sonuç iyi denebilir.

Av tüfeğinde "düşüş" önemli başka bir konudur. Silah terminolojisinde düşüş, namlu hattının geriye olan uzantısının dipçik tabanın üst noktasına veya yanak burnu ( Comb ) olarak adlandırılan nokyaya olan dikey uzaklığıdır.



Bunu ölçmenin en kolay yolu, namluyu bir masanın kenarına arpacığı boşa düşecek şekilde yaslayıp gerekli uzaklıkları almaktır. Düşüş mesafesinin çok olması, silahın hedefete aşağı vurmasına, az olması ise yukarı vurmasına sebep olur.

Ateşli silahlar var olduğundan beri kundak yapımında ahşabıb hertürlüsü denenmiştir ancak hiçbir ağaç cinsi ceviz kadar tutmamıştır. Ceviz, sert ve güçlü darbeye dayanıklı fakat hafif ve esnek olmasının yanında diğer ağaçlara göre çok daha az çekme ve şişme özellikleri ile üzerinde çalışması kolay, güzel kokulu ve cila kabuleden ağaç türüdür.

Namlu, av tüfeğinde saçmaları hedefe yöneltmeye yarayan en önemli parçalardan biridir. Namlu bir uçtan paralel başlayıp uzanan fişek yatağı, gittikçe daralarak namlu iç çapı kadar küçülür. Namlu içi, namlunun sonuna doğru daralarak son 10 cm içerisinde şok (Choke) kısmını oluşturur. Av tüfeklerinde namlunun üzerinde nişan almaya yarayan bir bant vardır. Bunların bir kısmı hafif ve çabuk soğuyabilen metalden olup namlu boyunca veya iki namlu arasında boydan boya uzanır. Av tüfeklerinde genel olarak tek arpacık bulunur. Bunlar görünüm kolaylığı sağlamak için çoğu zaman pirinçten yapılır.



Standart namlu boyları olarak av tüfeklerinde ağırlıkla 26 inç, 28 inç ve 30 inç boylar kabul görse de, Kıbrıs'ta yasal olarak 25 inç den 34 inç'e kadar değişik uzunluklarda namlulu tüfekler bulmak mümkündür. Namlu boyu bir tüfek tasarımı meselesidir, Kısa namlulu tüfekler, uzun namlulu tüfeklere kıyasla ava daha rahat yönelirler. Namlu uzadıkça tüfeğin ava yöneltilmesinde zorluklar baş gösterir, yani atış pozisyonuna girinceye kadar fazla zaman ve yol harcanır. Namlu kısaldıkça ava çevrilmesi kolaylaşır. Böylece ava, vakit kaybı olmaksızın tetik düşürülebilir.
Av tüfeklerinde çap namlunun iç genişliğinin ifadesidir. Günümüzde kullanılan çap ölçüsü eski İngiliz sistemine göre yapılmıştır, ingilizler buna Gauge derler. Av tüfeklerinde çap kelimesi kullanılırken yivli silahlarda Kalibre olarak adlandırılır.
0,4536gr saf kurşun (1 pound) 12 eşit parçaya bölündükten sonra meydana gelen sayı o silahın çapı olarak kabul edilmiştir.
Söz konusu çap ölçüsüne göre bölmeden dolayı rakam büyüdükçe namlu açıklığı da ufalmaktadır.
Buna göre 1 pound saf kurşunun 12 ye bölünmesi 12 çapı, 16 ya bölünmesi 16 çapı vermektedir, çıkan sonuca göre, nümerik olarak rakam büyüdükçe tüfeğin çapı küçülmektedir.
Sıradan bir 12 çaplı av tüfeğinin namlusu 0.730 inch.
Choke ( şok ), ingilizce kökenli bir kelimedir. Boüma, boğum anlamı taşır. Namlu iç çapının namlu ağzının 8-10 cm içinden başlayarak çok hafif bir daralmaya uğramasıdır. 12 çapta sıradan bir namlunun 0,729 inç olduğunu varsayarsak bu namlunun tam şok olan ağız kısmı ortalama olarak 0,689 inç olabilir.
Şok'lar imalatçı firmaya göre azda olsa farklılıklar gösterir, bu yüzden her avcının genel doğruları bilmek kadar kendi tüfeğinin doğrusunu bilmek zorundadır. Bir tüfeğin şok etkisini tespit etmek için 40 yard uzaktan 30 inçlik bir dairenin içine yapılan atıştan daire içine giren saçmaların sayılıp yüzdeler bulunarak olur. Atış yapmadan önce fişekteki saçma sayısı bilindiğinden daire içine giren saçmalar sayıldığında yüzde kaçının daire içinde kaldığı anlaşılmış olur.

Şoklarda genel kural daralma nekadar fazla ise saçmaların merkezdeki dağılımı da o kadar yoğun olur. Şok seçimi, avlanacak olan hayvanın türü ve yapılacak avın şeklii ile yakından ilişkilidir. Örneğin fermalı keklik avında açık olan şoklar tercih edilirken geçit avlarında ise kapalı şokların tercih edilmesi doğru olacaktır.

Eski dönemlerdeki avcılar şokların silahlarının ucunda sabit olarak bulunmasından ötürü uygun şoku seçerken silahı da değiştirmek zorunluluğu yaşıyorlardı. Her nekadar bazı av tüfekleri farklı şok ve uzunlukta değiştirilebilir ekstra namlular ile tüketiciye sunulmuş olsada bunlar her avcının alım gücüne uygun değildi, bir türün avı için kullanılan şokun diğer bir türün avına uygun olmadığı ve herkesin her av için ayrı tüfek alamayacağı gerçeği araştırmacıları daha pratik bir çözüme yönlendirdi.


 

İlk olarak tek namlulu silahlar üzerinde namlu ucunda bulunan bir bileziğin el aracılığı ile döndürülmesi sonucu farklı şoklar yaratan bir sistem geliştirildi. ( Polychoke ) adı verilen bu sistemin yerini zaman içerisinde pekçok denemelerden sonra bugün invektör şok olarak bildiğimiz aparatlar aldı. ( multichoke ) İnvektör şok kullanım esası namlu içine açılmış olan dişlere beş değişik şok olarak düşünülmüş bileziklerin bir anahtar vaıtası ile vidalanmasıdır. Böylece her av için değişik şoklu olan bir tüfek elde edilmiş olur. Çeşitli amaçlara uygun olarak geliştirilen şok tipleri sırasıyla şöyledir:

Kaval namlu
Kaval namludan çıkan saçma gurubu, namlu çıkış ağzından itibaren genişler. 35m uzaklıktaki 1m²lik nişan yüzeyine, 12 çap kaval namlulu silahla, 70 mm.lik kartuşla yapılan atışta ortalama olarak %40 saçma isabet eder, dolayısı ile %60 oranında saçma boşa gider-yayılır.

Silindir namlu
Bu tip namludan çıkan saçma gurubu, namlu çıkışından itibaren, kaval namluya oranla daha toplu olarak yayılır. 35m uzaklıktaki 1m²lik nişan yüzeyine, 12 çap silindir namlulu silahla, 70 mm.lik kartuşla yapılan atışta ortalama olarak %45 saçma isabet eder, dolayısı ile %55 oranında saçma boşa gider-yayılır.

Düzeltilmiş silindir namlu (improved)
Böyle bir namludan çıkan saçma gurubu, 35m uzaklıktaki 1m²lik nişan yüzeyine, 12 çap düzeltilmiş silindir namlulu silahla, 70 mm.lik kartuşla yapılan atışta ortalama olarak %50 saçma isabet eder, dolayısı ile %50 oranında saçma boşa gider-yayılır.

 

Çeyrek şok namlu (Skeet No.2)
Bu tip şoklu bir namludan çıkan saçma gurubu, 35m uzaklıktaki 1m²lik nişan yüzeyine, 12 çap düzeltilmiş silindir namlulu silahla, 70 mm.lik kartuşla yapılan atışta ortalama olarak %55 saçma isabet eder, dolayısı ile %45 oranında saçma boşa gider-yayılır.

Yarım şok namlu (modified)
Bu karakterde şoka sahip bir namludan, 35m uzaklıktaki 1m²lik nişan yüzeyine, 12 çap düzeltilmiş silindir namlulu silahla, 70 mm.lik kartuşla yapılan atışta ortalama olarak %60 saçma isabet eder, dolayısı ile %40 oranında saçma boşa gider-yayılır.

Üç çeyrek şok namlu (improved-modified)
Üç çeyrek şoka sahip bir namludan, 35m uzaklıktaki 1m²lik nişan yüzeyine, 12 çap düzeltilmiş silindir namlulu silahla, 70 mm.lik kartuşla yapılan atışta ortalama olarak %65 saçma isabet eder, dolayısı ile %35 oranında saçma boşa gider-yayılır.

Tam şok namlu (full)
Tam şoka sahip bir namludan, 35m uzaklıktaki 1m²lik nişan yüzeyine, 12 çap düzeltilmiş silindir namlulu silahla, 70 mm.lik kartuşla yapılan atışta ortalama olarak %70 saçma isabet eder, dolayısı ile %30 oranında saçma boşa gider-yayılır.

Genelde avcıların ihmal ettiği; aslında yapması gerektiğine inandığı ancak vakit bulamadığından ötürü yapamadığını söylediği ya da gerekligörmediği bir konudur.
Halbuki silahı uzun süre kullanmamış ya da, uzun bir zaman kullanmayacak da olsak temizlik silahlar için şarttır. Silahın uzun ömürlü olması ancak bakım sayesinde gerçekleşir.
Silah temizliğinde amaç; av sonrası namlu içinde kalan kurum, barut artıkları, civa esaslı kapsüllerin bıraktığı pas yapıcı artıklar temizlenmesidir. Silahımızı temiz ve bakımlı, parçalarının sağlam ve noksansız olmasını, ayrıca ömrünün uzamasını sağlamaktadır. Bu her silah sahibinin asli görevidir.

Temizlikde Gerekli Malzemeler;

Harbi
Temizleyici Yağ
Koruyucu Yağ
Temizlik Bezi ( Mutlaka yumuşak kumaş kullanılmalı )
Tel fırça

Nasıl Temizlik Yaparız

Silah temizliği çok az bir miktar yağ ile yapılmalıdır. Önce silahı kontrol ederiz, ardından temiz ve düz bir zeminde veya büyük bir bez üstünde silahımızı ana parçalara ayırırız.

- Harbi'nin ucuna tel'i takınız ve namluya sokunuz ve birkaç defa ileri geri götürünüz.



- Namuyu silah yağı ile ıslatılmış bir bez ile temizleyiniz; (Bezin yağ ile ıslatılması, tamamen yağ ile yıkanması değildir) Bu işlem, bez namludan temiz çıkıncaya kadar yeni bezlerle devam edilir.



-Özellikle namlu, yağlı kalmaması gerekir yoksa toz çeker, koruyucu yağ ile temizlenmelidir. Bu yağ çok daha ince ve uçucu özelliğe sahip olmalıdır.
Daha sonra temiz ve hafif yağlı bez ile silahın namlusu silinir ve temizlenir.

Temizlikte Dikkat Edilmesi Gerekli Hususlar

" Silahın toz, kum, ter, çamur, kötü hava şartları yanmış barut parçaları düşmanıdırlar. Bunlardan mümkün olduğunca silahımızı uzak tutmalıyız,
" Hiçbir zaman temizlik maksadıyla da olsa silah detaylı sökülmeye çalışılmamalıdır, bu silah ustalarının işidir.
" Kullanılacak yağ ince olmalıdır. İnce yağ akıcıdır, dolayısı ile temizleyici özelliği fazladır. Temizlik için yağ bulunamıyorsa; dikiş makinalarının yağı, gaz yağı kullanılabilir. Asla benzin ve ürünleri ile temizlik yapılmaz.
" Temizlikte bir diğer yanlış kanıda şudur; Temizlik setinde bulunan tel fırça namlu için zararlıdır, aksine yapışmış ve orada sertleşmiş olan pislik yanmış barut parçaları ancak bu fırçalarla temizlenir, ardından da normal temizliğe geçilebilir.


İyi bir atıcı olmak, silahlar hakkında çokşey bilmek bazen yetmeyebilir. Temizlik üstün körü; tozunun alınması yada birkaç yerine yağ sürülmesi değildir. Yukarıda anlatıldığı şekilde temizlik ve bakımının zamanında yapılmasıdır.

Silahımızın avcılık kuralları çerçevesinde, her zaman ava hazır olacağı şekilde temizlik ve bakımının yapılarak, kullanılmıyor dahi olsa belli aralıklarla kontrol edilmesi gereklidir

* Av Tüfekleri bölümünün hazırlanmasında katkıda bulunan Sayın Memduh PARS ve Sayın Harper ORHON'a teşekkür ederiz.

Bu sayfa avkopegi.com dan alınmıştır